Değerli Paydaşlarımız,
Türkiye’nin lider hızlı tüketim şirketi olarak, 80 yılı aşkın süredir faaliyet gösterdiğimiz her alanda, büyürken kalıcı değer oluşturmayı, güven kazanırken toplumsal sorumluluklarımızı yerine getirmeyi merkeze alan bir anlayışla hareket ediyoruz. Köklü geçmişimizden aldığımız güçle dünyadaki değişimleri yakından izleyip, uyum sağlamak için çalışırken, tüketici ihtiyaç ve beklentilerini, sürdürülebilirliği ve insan unsurunu iş yapış biçimimizin ayrılmaz parçaları olarak görüyoruz.
Herkesi etkileyen küresel ölçekteki ekonomik dalgalanmaların ve jeopolitik belirsizliklerin ön planda olduğu 2025 yılı geride kaldı. Tüm zorlu koşullara rağmen tüketicilerimizin değişen ihtiyaç ve beklentilerini yakından takip ederek çevik, verimli ve yenilikçi bir şekilde yolumuza devam ettik. Sürdürülebilir büyüme odağımızı korurken hem operasyonel mükemmeliyetimizi güçlendirdik hem de markalarımızı geleceğe hazırlayan yatırımlarımıza kararlılıkla devam ettik.
Bugün Ülker Bisküvi, istihdamı, güçlü markaları, üretim gücü, yaygın dağıtım ağı ve ihracatıyla Türkiye’de lider ve bölgesinin en güçlü gıda şirketlerinden biri konumunda. Üretimden tedarik zincirine, Ar-Ge’den ihracata uzanan geniş ekosistemde, kalite, yenilikçilik ve güven, tüm süreçlerimizin ortak paydasını oluşturuyor. “Mutlu Et, Mutlu Ol” anlayışıyla şekillenen, “Ülker varsa mutluluk var” söylemiyle vücut bulan bu yaklaşımı, tüketicilerimizin yanı sıra çalışma arkadaşlarımız, tedarikçilerimiz ve iş ortaklarımızla beraber inşa etmekten heyecan duyuyoruz. Markalarımızla tüketicilerimize her lokmada mutluluk verirken tüm paydaşlarımızın mutluluğu bizim için öncelik olmaya devam ediyor.
Türkiye, Suudi Arabistan, Kazakistan ve Mısır’daki toplam 13 fabrikamızda, 10 bini aşkın çalışma arkadaşımızla, “Made in Türkiye” etiketli ürünlerimizi 100’ü aşkın ülkedeki tüketicilerle buluşturmak için gece gündüz çalışıyoruz. Sürdürülebilirliği iş yapış şeklimizin merkezine alarak attığımız stratejik adımlar, pazar liderliğimizi pekiştiriyor. Türkiye’nin her hanesinde en az bir ürünümüzle yer alıyoruz. Diğer bir deyişle Türkiye’deki hane penetrasyonumuz yüzde 100 ve Ülker’siz hane bulunmuyor.
2025’te, ekonomiye sunduğumuz katma değeri daha da ileri taşıdık
Bu güçlü vizyon ve kurumsal duruşla, küresel ekonomik dalgalanmalar, jeopolitik belirsizlikler ve iklim krizinin şekillendirdiği bir ortamda 2025 yılında da bizi geleceğe daha güçlü bir şekilde taşıyacak adımlar atmaya odaklandık.
Köklü markalarımız, üretim gücümüz, ihracatımız ve oluşturduğumuz istihdamla ülke ekonomisine sunduğumuz katma değeri daha da ileriye taşıdık. Bu yıl ciromuz 112 milyar TL’ye ulaştı, konsolide FAVÖK marjımız ise % 16,5 oldu. Finansal sonuçlar, Türkiye’de atıştırmalıkta liderliğimizi, bisküvi pazarında Suudi Arabistan ve Mısır’da liderliğimizi, Kazakistan ve Orta Asya ülkelerinde ise güçlü büyüme trendimizi sürdürdüğümüzü ortaya koydu.
Geleceğimize yön veren formül: 5M Mutluluk Temelli Büyüme Modeli
“Her lokmada mutluluk verme” hedefiyle çalışırken pusulamız “5M Mutluluk Temelli Büyüme Modeli”ni referans alıyoruz. “İstikrarlı, Rekabetçi, Kârlı, Sürdürülebilir ve İnsan Odaklı” mutlu büyümeyi hedef alan bu model, sürdürülebilir bir gelecek için rehber niteliği taşıyor.
İstikrarlı Mutlu Büyüme
“İstikrarlı Mutlu Büyüme” için ikonik ve güçlü markalarımızla ve etkin inovasyonlarımızla daha fazla tüketiciye ulaşıyor ve her lokmada mutluluk vermeye devam ediyoruz. Yeni ürünlerimiz raflardaki yerlerini alırken, ikonik markalarımıza ilgi 2025’te de devam etti. Tüketici alışkanlıklarındaki dönüşümü, dijital eğilimleri ve atıştırmalık kategorisindeki yeni motivasyonları; bilim, veri ve teknolojiyle birleştirerek iki Ar-Ge merkezimizde yenilikçi ürünler geliştirdik. Başarımızın temel unsurları arasında bulunan “hızla değişen tüketici ihtiyaç ve beklentilerine, dinamik pazar koşullarına uyum” kapsamında imza attığımız ürünleri tüketicilerimizle buluşturduk.
2020-2025 yılları arasında Türkiye 300’ü aşkın yeni ürün raflarda yerini aldı. Yenilikçi ürünlerimizin ciro içindeki payının artması, inovasyon gücümüzün göstergesi oldu. Atıştırmalık sektöründeki Atıştırmalık sektöründeki 2025 yılında toplam yıllık gelirimizin %12’si son 3 yıl içinde piyasa sunduğumuz yenilikçi ürünlerimizden geldi.
Çikolata ürün portföyümüze 2024’te kattığımız “Meşhur Dubai Lezzeti”nin başarısı bizlere tüketicilerin artık sadece bir lezzet değil, hikayesi, duygusu ve ilhamı olan deneyimler aradığını göstermişti. Bu anlayıştan hareketle 2025’te kadayıfın çıtırtısını, fındıklı dolguyu ve baklava parçacıklarını bir araya getirerek, İstanbul’un çok katmanlı kültüründen, tarihinden ve gastronomi mirasından ilhamla Ülker Çikolata İstanbul’u tüketicilerimizle buluşturduk; yeni ürünümüzün iletişimini global ölçekte başlatarak büyük ses getirdik.
Son yılların gittikçe önem kazanan “Bütünsel İyilik” trendine uygun olarak “Ülker GO Ahead” markalı 5 yeni ürünle kuru yemiş ve meyve bar kategorisine de adım attık.
Bunlara ek olarak 2025 yılında Ülker Çikolata Dolu Dolu, , Dido Nut, Hanımeller Sütlü Çikolatalı Kurabiye, Ülker Çikolatalı Gofret Çok Çıtırtı, Çizi Çıtır, Dankek Rulo Porsiyon, Ülker Pötibör Bisküvi Çokokrem Kremalı Sandviç gibi ürünleri piyasaya sunduk.
Rekabetçi Mutlu Büyüme
Bu sene de sektördeki güçlü liderliğimizi koruduk. Türkiye’nin en büyük hızlı tüketim şirketi olduk. 5M Mutluluk Temelli Büyüme Modelimizin “Rekabetçi Mutlu Büyüme” ayağında tüketicilerimize ve iş ortaklarımıza daha fazla değer sunmaya odaklanıyoruz. Bu stratejimizi, fabrikalarımızda otomasyon ve ileri teknolojiye yatırım yaparak destekliyoruz. Fabrikalarımızda ham madde ve ambalaj malzemelerinin taşınmasında robotlardan yararlanırken, ham madde girişinden ürün sevkiyatına kadar tüm aşamaları güncel teknolojilerle izleyip yönetiyoruz. Gebze fabrikamızda 22, Ankara fabrikamızda 13 otonom mobil robot çalışıyor. Üretim tesislerimizin farklı fonksiyonlarında toplamda 100’ü aşkın robot görev yapıyor.
Bu yıl hem yeni ürünlerimizin hem de ikonik markalarımızın iletişimini güçlendirmek amacıyla kapsamlı reklam kampanyaları hayata geçirdik. Ülker Çizi Çıtır, Ülker Albeni, Ülker Çikolata İstanbul, Ülker Biskrem ve Ülker Hanımeller için hazırlanan yeni reklam filmleriyle markalarımızın güçlü hikayelerini tüketicilerle buluşturduk. Bu çalışmalar, marka bilinirliğimizi ve tüketici etkileşimini önemli ölçüde artırdı. Atıştırmalık sektöründeki reklam görünürlüğünde liderliğimizi sürdürdük. 2025 yılında atıştırmalık kategorisindeki toplam reklam görünürlüğü içinde televizyonda %35 pay elde ederek sektör lideri konumumuzu pekiştirdik. Bu ölçek ve görünürlük gücü yüksek erişim sağlamakla kalmıyor, markalarımızın kategorinin yönünü belirleyen etkisini de güçlendiriyor.
Karlı Mutlu Büyüme
Ürünlerimizi tüketicilerimize erişilebilir kılmak için, zorlu makroekonomik koşullara rağmen maliyet avantajı sağlamak ve artan hammadde maliyetlerini ürünlerimizin fiyatlarına en az şekilde yansıtabilmek için tarladan rafa bütün süreçlerimizdeki tasarruf tedbirlerini en iyi şekilde hayata geçirdik. En kaliteli ürünleri, en uygun fiyatlarla daha fazla tüketiciye ulaştırırken de dijital dönüşüm ve yapay zekâ gibi stratejik yatırımlarla operasyonel mükemmeliyeti artırıyoruz. Dijital dönüşümü mümkün olan her alana yaymaya özen gösteriyoruz. IoT (nesnelerin interneti), Endüstri 4.0 ve yapay zekâ uygulamalarını satıştan üretime, pazarlamadan tedarik zincirine entegre ederek veri entegrasyonu, maliyet yönetimi ve operasyonel verimlilikte önemli kazanımlar elde ettik. Ankara fabrikamızda devreye aldığımız ve verileri makinelerden anlık toplayan yapay zekâ destekli platform ile satıştaki Mobis NG projesi sayesinde saha süreçlerimizin dijitalleşmesini bir üst seviyeye taşıdık.
Pazarlama alanında da yapay zekâdan faydalanıyoruz. Bu dönüşümün bir parçası olarak tatlı atıştırmalık kategorisinde yer alan ürünümüz “Star Cookies” için Türkiye’nin ilk %100 yapay zekâ teknolojisiyle üretilmiş reklam filmini hayata geçirdik. Ülker Albeni ile her dönemin süperstarı Ajda Pekkan ile yenilikçi bir iş birliğine imza attık. Markanın hafızalarda yer eden reklam müziğini 2018’de seslendiren Ajda Pekkan, bu kez Albeni’nin yeni reklam filminde üç farklı dönemiyle seyirci çıktı. Süperstar’ın 90’lar sonu ve 2000’lerdeki görüntüsünün yapay zekâ teknolojisiyle oluşturuldu. Bugünün Ajda Pekkan’ı, Albeni’nin değişmeyen çikolata-karamel-bisküvi uyumuna dikkat çekiyor.
Sürdürülebilir Mutlu Büyüme
5M Mutluluk Temelli Büyüme Modeli’nin bileşenlerinden “Sürdürülebilir Mutlu Büyüme” anlayışımız ise dünyamıza, değer zincirimize ve topluma yönelik sorumluluklarımızı yerine getirerek yaşanabilir bir dünya inşasına katkımızı artırıyor.
Kurucumuz merhum Sabri Ülker’in “unun gramını, suyun damlasını, insanın emeğini israf etmeyen şirket” anlayışından miras kalan “İsrafsız Şirket” kültürünü, üretimden tedarik zincirine, Ar-Ge’den ambalaj tasarımına her alanda yaşatıyoruz. Sürdürülebilirliği, çevreye, topluma ve ekonomiye aynı anda değer katmak olarak görüyoruz.
Bu vizyondan hareketle 2014’ten bu yana karbon salım artışı olmadan büyüyor, su verimliliğini, gıda israfının önlenmesini ve sorumlu ham madde tedarikini önceliklendiriyoruz.
Ana ham maddelerimiz içinde önemli paya sahip buğdaya özel projeler geliştiriyor ve destekliyoruz. Bisküvilik buğday ıslahından toprağın sağlığının iyileştirilmesine yönelik onarıcı tarıma kadar çeşitli konulara odaklanıyoruz. Projeleri geliştirirken de konunun uzmanlarıyla iş birlikleri yapmayı, topluma, paydaşlarımıza katkı sağlamayı çok önemsiyoruz.
Biyofortifikasyon Projesi de Sağlık Bakanlığı’nın Türkiye Beslenme Rehberi’nde faydalarına da yer verdiği, ülkemizde eksikliği görülen çinko ve selenyum minerallerine dikkat çekmek ve toplumsal fayda sağlamak için değerli bir fırsattı. Bu doğrultuda 2025’te, Sabancı Üniversitesi’yle yürüttüğümüz Biyofortifikasyon Projesi’yle buğdayın çinko ve selenyum içeriğini henüz tarladayken zenginleştirdik. Bu buğdaydan ürettiğimiz unla sınırlı sayıda Saklıköy Tarlada Zenginleştirilmiş Tahıllı bisküviyi tüketicilerimizle buluşturduk. Projeyi tarladan rafa tüm süreçleriyle somutlaştırdık.
Karadeniz’de Fındıktan Fazlası ve Fildişi Sahili’ndeki Kakaodan Fazlası projelerimizle sürdürülebilir tarım uygulamalarını ve çiftçi refahını desteklemeye devam ettik. Konya ve Kırıkkale’de 2024’te başladığımız Onarıcı Tarım Proje’mize, 2025 itibarıyla Kırıkkale, Kırşehir, Çorum, Ankara, Aksaray, Yozgat ve Konya genelinde 18 çiftçiye ait 1060 dekarlık alanda ileri onarıcı tarım, 83 çiftçiye ait 5800 dekar alanda hazırlık çalışmaları kapsamında, toplamda 101 çiftçiyle devam ettik. Projeyle tarlaları, gübre ihtiyacını belirlemeye yönelik dijital toprak analizi, bitkilerin büyümesini takip eden uydu izlemeleri ve su ihtiyacını belirleyen nem ve sıcaklık sensörleri ile kontrol altında tutuyoruz. Çiftçilere onarıcı tarım ve finansal okuryazarlık konularında eğitimler verdiğimiz program kapsamında, 2030’a kadar 10 bin dekarlık alanda bu uygulamaları yaygınlaştırmayı hedefliyoruz.
Öte yandan SBTi’ya (Bilimsel Temelli Hedefler) uyumlu ara hedeflerimizi ilan ettik ve 2050 net sıfır taahhüdümüzle Türkiye’de bu sözü veren iki gıda şirketinden biri olduk. Birim üretim başına karbon salımını (kapsam 1&2) 2014’e göre %51, birim üretim başına su kullanımını %37 azalttık.
Kayıpları kaynağında önlemek amacıyla ilk seferde hedeflenen kalitede üreterek, ham maddelerin %99,5’ini bitmiş ürüne çevirme oranına ulaştık. %1’in altında kayıp bizim küresel ölçekte önde gelen şirketler arasında yer almamızı sağlıyor. Atık yönetimi alanındaki başarılı projelerimizle Türkiye’deki tüm fabrikalarımız “Zero Waste to Landfill” (Toprağa Sıfır Atık) belgesi almaya hak kazandı. 2025 sonunda plastik ambalajlarımızın %100’ü geri dönüşüme hazır hale getirildi.
Son yıllarda güçlü bir program yürüttük ve söz verdiğimiz gibi 2025 sonunda geri dönüşümü zor malzemelerden çıktık. Bu dönüşüm sürecinde ambalajlama makinelerimizi bu malzemelerle çalışabilmeleri için uyarladık, Tedarikçilerimizle uzun süreli geliştirme çalışmaları gerçekleştirdik ve bazı ürünler için de yatırım yaptık.
Güçlü finansal yapımızın merkezinde de sürdürülebilirlik var
Sürdürülebilir büyüme hedeflerimizi desteklemek amacıyla Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile 75 milyon avroluk, 5 yıl vadeli kredi anlaşmasına imza attık. Ayrıca Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ile 2024’te imzalanan 75 milyon avroluk kredinin vadesini 5 yıl uzatmak üzere yeni bir sözleşme imzaladık. Vadede anapara ödemeli kredinin kullanım amacı, sözleşmenin orijinal şartlarında belirtildiği şekliyle devam ediyor.
2023 yılındaki kredinin refinansmanı amacıyla 5 yıl vadeli, 250 milyon ABD doları tutarında yeni bir sendikasyon kredisi anlaşması imzalandı. J.P. Morgan’ın global koordinatörlüğünde; J.P. Morgan, Emirates NBD ve Standard Chartered Bank’ın baş yetkili düzenleyici banka ve talep toplayıcı banka olarak görev aldığı ve toplam 11 uluslararası bankanın katılımıyla yapıldı. Bu anlaşmaları, sürdürülebilir büyümeyi finansal yapımızın merkezine aldığımızın somut göstergeleri olarak görüyoruz.
Sürdürülebilirlik çalışmalarımız uluslararası kuruluşlar tarafından takdir ediliyor
LSEG’in (London Stock Exchange Group) halka açık şirketlerin Çevresel, Sosyal ve Yönetişim performans (ÇSY) değerlendirmesinde, Ocak 2024’ten sonra, Ocak 2025 itibarıyla da kendi kategorimizdeki 484 şirket arasında en yüksek puanı alarak ikinci kez dünya birinciliğini kazandık. Ayrıca Borsa İstanbul’da tüm sektörlerdeki şirketler arasında liderliğimizi devam ettirdik.
Uluslararası derecelendirme kuruluşu S&P Global’in Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesinde (The Sustainability Yearbook) 5’inci kez yer alma başarısını gösterdik. Ülker, ÇSY performansıyla bu listeye giren 9 Türk şirketinden biri olurken, gıda ürünleri kategorisinde bulunan 26 global şirket içinde tek Türk şirketi olmaya devam etti.
İnsan Odaklı Büyüme
Bu modelin bizim için en önemli bacağı ise “İnsan Odaklı Mutlu Büyüme…” “Mutlu Et, Mutlu Ol” vizyonu, sadece ürünlerimizde değil, ekosistemimizin her paydaşı için insan odaklı bir yaklaşımı benimsememizde yatıyor. Bu doğrultuda “İnsana Yatırım” vizyonumuzla çalışma arkadaşlarımızın mevcut rollerindeki performanslarını artırarak, onları geleceğin ihtiyaçlarına hazırlıyoruz. Teknik yetkinliklerinin ve dijital becerilerinin geliştirilmesi ile yenilikçi teknolojilere uyumlarına öncelik veriyoruz.
Bu doğrultuda, 2025 yılında da iş kültürümüzü çeşitlilik ve kapsayıcılık odağında güçlendirdik. “Senenin Yıldızları”, “Ayın Yıldızı”, “Anlık Ödüllendirme” ve “Akıl Küpü” gibi uygulamalarla çalışanlarımızın başarılarını görünür kılarken, “Mentör-Menti” ve “Mavi Yaka Buddy” programlarıyla yetkinlik gelişimlerini ve kariyer yolculuklarını desteklemeyi sürdürdük.
Elde ettiğimiz güçlü sonuçlar gerek Türkiye’de gerekse uluslararası platformlarda saygın ödüllerle takdir edildi. Bu başarıların arkasındaki en önemli güç olan çalışma arkadaşlarımızın mutluluğunu, bağlılığını ve esenliğini desteklemeye yönelik yatırımlarımızı, kurumsal sorumluluğumuzun ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz.
Bu bütüncül yaklaşımımızın bir sonucu olarak, dört yıl üst üste Top Employers Sertifikası almaya hak kazanarak Türkiye’nin en iyi işverenleri arasında bulunmaktan mutluluk duyuyoruz. Ayrıca, çalışan mutluluğunu, bağlılığını ve güven duygusunu merkeze alan kurum kültürümüz Happy Place to Work sertifikasıyla belgelendi.
İnovasyon kapasitesinin güçlendirilmesi, kurumsal dinamizmin artırılması ve sürdürülebilir rekabet avantajının sağlanmasında kritik bir rol üstlenen genç yetenekleri organizasyonumuza kazandırmayı hem bugünün hem de geleceğin ihtiyaçlarını gözeten stratejik bir hamle olarak görüyoruz. Sektörümüzde yetenekler tarafından en çok tercih edilen şirketlerden biri olma hedefimiz kapsamında, Commercial Talent işe alım programımız ve bizz@kampüs yarışması aracılığıyla gençlerle bir araya gelmekten memnuniyet duyuyoruz.
Türkiye Milli Paralimpik Komitesi’nin 4 yıl daha yanındayız
Öte yandan toplumsal birlik ve dayanışmanın güçlenmesine katkı sağlamayı en önemli sorumluluklarımız arasında görüyoruz. Bu doğrultuda spora yönelik katkılarımızla, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Türkiye Milli Paralimpik Komitesi (TMPK) ve spor kulüpleriyle iş birliklerine imza atıyoruz.
Türkiye Milli Paralimpik Komitesi’nin ana sponsoru olarak, paralimpik sporcuların ilham veren mücadelelerini görünür kılmak amacıyla “Yüreğiyle Yarışanlar” video serisini hazırladık ve sosyal medya kanallarımızda yayımladık. Paris 2024 Paralimpik Oyunları öncesinde başlattığımız bu anlamlı iş birliğini, 2028 Los Angeles Paralimpik Oyunları’nı da kapsayacak şekilde 4 yıl daha uzattık.
Dünya Kupası Elemeleri oynayan Futbol Erkek A Milli Takımımızın “Memleket Kalbimde” kampanyamızla destekledik. Milli Takımımız Dünya Kupası Elemeleri’nde Play-off’a kalmaya hak kazandı.
Futbol taraftarlarını gönül verdikleri takımla buluşturmak için Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor ile “Ülker İlk Maçım” projesini hayata geçirdik. Böylece daha önce hiç statta maç izlememiş taraftarlar, takımlarını tribünden destekleme şansına kavuştu.
Hedefimiz hep birlikte uzun vadeli değer yaratmak
Ülkemiz ve dünyamız için zorlu koşullarda geçen 2025 yılını geride bırakırken başarımızda emeği bulunan çalışma arkadaşlarımızdan tüketicilere, çiftçilerimizden tedarikçilerimize, iş ortaklarımıza, değer zincirimizdeki tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyoruz.
Önümüzdeki dönemde de değişen küresel dinamikleri yakından izleyerek finansal disiplinimizi korumayı, dijitalleşme, inovasyon ve sürdürülebilirliği büyümemizin merkezine alarak uzun vadeli değer yaratmayı hedefliyoruz. Bu süreçte de 5M mutluluk temelli büyüme modelimiz pusulamız olmaya devam edecek. Güçlü markalarımız ve zengin portföyümüzle liderliğimizi güçlendirmeyi amaçlıyoruz. İnsan kaynağımıza yaptığımız yatırımlar, güçlü finansal yapımız ve küresel pazarlardaki deneyimimizle, Türkiye’den dünyaya uzanan başarı hikayemizi daha ileriye taşımakta kararlıyız. Hızlı tüketim dünyasının lider, girişimci “81 yıllık startupı” olarak, paydaşlarımızdan aldığımız güçle geleceğe karşı sorumluluklarımızım bilinciyle, insana, doğaya saygılı üretime devam edeceğiz.
Saygılarımla,
Özgür Kölükfakı
CEO